İNCİRDE KEDİ FARE OYUNU
İNCİRDE YUMAKLI: AYDIN’DA KEDİ-FARE OYUNU!

Değerli okuyucularım, İyi Haftalar dilerim
Germencik’te sülalesinin 500 dönüm incir bahçesi olan Sayın Tansel Önder, incir üreticisi ile görüştüm.
Bakın neler anlattı:
“Ahmet Abi, şu an Aydın’da tam bir kedi-fare oyunu oynanıyor.
İncir ihracatçısı tüccarın oynadığı oyun şöyle:
İncirde gemi yükleme tarihine kadar Avrupa ülkelerine bu yılın ürünü satılamıyor.
Türkiye’de turfanda olarak piyasada satışa sunulan incirler, bu uygulama yüzünden Avrupa pazarında yer bulamıyor. Pazara Yunanistan ürünleri girmiş durumda.
Amaç:
Üreticinin elinde ürünün şişmesi ve fiyatların aşağıya çekilmesi.
Üreticinin depolama koşulları iyi olmadığından ürün depolarda fermente olmakta ve aflatoksin oranları artmaktadır.
Gaye:
Ürünü üreticiden yok pahasına satın almaktır.
Şu an hiçbir incir işletmesi alım yapmıyor.
Sayın Ahmet Gözen Abi, üretici yanında çalıştırdığı işçilerin ücretini ödeyemiyor.
Ayrıca coğrafi işareti olan Aydın incirinin içerisine Antep, Urfa, Harran ve benzeri yerlerden gelen incirler karıştırılıyor.
İhracatçının Avrupa’dan dönen ürünlerle ilgili tüm maliyetleri üreticiye yüklemek gibi bir misyonu olmamalı.
Yurt dışı satış fiyatlarını risk primini ekleyerek belirlemeleri gerekiyor.
İncirde üretim maliyeti 200 TL’ye ulaşmış durumda. Onlar ürünü 150 TL’den almak düşüncesindeler.”
Değerli okuyucularım,
Peki Bu durumda Ticaret Odası Aydın B Nazilli Söke Borsaları odaları orta da yoklar
Geçmişte Aydın AK Parti Milletvekili olan Rıza Posacı, Cumhurbaşkanı ile görüşerek TARİŞ’in piyasaya girip incir almasını sağlamıştır. Fakat TARİŞ şu anda tüccara yaranmaktadır, incir üreticisine hiçbir faydası yoktur.
Buradaki oyun daha da manidar!
TARİŞ kendi kast sistemini oluşturmuş ve “küçük olsun, benim olsun” mantığıyla hareket ediyor.
Ve bu şekilde incir hüsran yaşamaktadır.
TARİŞ, toplamda 1.000 kadar ortağıyla piyasada artık herhangi bir etkiye sahip değil. Yeni ortak almamak için üreticiden getirecekleri incir için ton başına 50 bin TL ücret istiyor.
Böyle bir rezillik olur mu?
Acaba Tarım Bakanı bunları biliyor mu?
Aydın milletvekilleri bu konuyu devlete taşıyorlar mı? Nereden taşıyacaklar?
Aydın milletvekillerinin özelliklerine şöyle bir bakalım:
**AK Parti Milletvekili Seda Sarıbaş:
Eski manken, ojeli elleriyle incir mi toplayacak? İncir üreticisinin derdini nereden bilecek? İşi gücü süslenmek veya gazetecileri mahkemeye vermek.
**Ömer Özmen:
Avukat. Aflatoksin nedir, incir nedir bilmez. Son derece de doğru bilmek durumunda değildir. Ama çiftçinin dertleriyle ilgilense olmaz mı?
**Sayın Mustafa Savaş:
Bankacı, çok değerli bir insan. Ancak o da çiftçiden gelen bir milletvekili değil. Fakat geçmiş dönemlerde TARİŞ’in incir alması hususunda Rıza Posacı ile çalışmış bir insan. Niye parmağını oynatmıyor, doğrusu çok şaşırmış vaziyetteyim.
Hele TARİŞ’te oynanan oyun tam Mustafa Savaş’ın el koyacağı olay. Üstelik KİT Komisyonu Başkanı. O da sahada değil.
**Ömer Karakaş: AK Parti’nin yeni Aydın Milletvekili, İYİ Parti’den transfer olmuş. Geçmişte incir üreticisi için, pamuk üreticisi için yeri göğü inleten Ömer Karakaş, tam bir kuzuya dönmüş. Ondan da bir ses seda yok. Zaten Aydınlı değil, çiftçinin derdinden ne anlayacak? İYİ Partili seçmeni hüsrana uğratmıştır.
Şunu anlamakta zorluk çekiyorum:
Çiftçi neden TARİŞ’e ortak olamıyor?
Bu tam bir rezalet!
TARİŞ’e ortak olmak artık çok zor ve bunun anayasaya uygun olmadığı düşüncesindeyim.
Değerli okuyucularım,
Tarım Bakanı Aydın’ı ziyaret etti, havanda su dövdü.
Efendim, “Benim bir incir ağacım olsun” diyerekten incir dikmeye kalkıştı. O da baştan aşağı gülünç bir durum.
Koca Tarım Bakanı, incir fidanını saksısı ile dikmeye kalkıştı. Tam bir gülünecek durum!
Ağaç dikmesini bilmeyen Tarım Bakanı, Tarım Bakanı olur mu Allah aşkına?
Rezalet bir durum!
İncir üreticisinin hangisiyle Sayın Bakan görüştü?
İncirde tam bir rezalet yaşanmakta. Koca Bakan Aydın’a geldi, gitti ama kedi-fareye benzer bir oyun oynandı. Aydın’a ve incir üreticisine çok yazık oluyor.
SÖKE’DEN BİR OKUYUCUMUN YAZISI
Söke’de önemli, büyük bir sülalesi olan bir okuyucumun yazısı, tam da Tarım Bakanı Yumaklı ve AK Parti’nin başarısızlığının göstergesidir.
“Selamlar Ahmet abim,
Tarım ile yazdığın yazıyı üretici arkadaşlar okuduk.
Üzerinden zaman geçmesi iyi oldu.
Bu iktidarda ülkenin hiçbir ürününde, istihdamında yıllardır bile isteye bir plan, program ve düzenleme yapılmamakta ısrar ediliyor.
Tarım bunlarda en belirgin ve acı içinde kıvrananların başında gelmekte.
Bir başka tarım ürününden bahsetsek, onda da aynı.
Geçen hafta Ödemiş-Beydağ’ı ziyaret ettim. Babam oranın kirazını çok severdi.
Köyde manavlar, bakkallar ithal armut, muz, oyuncak satıyorlar.
‘Kiraz neden yok?’ dedim manava.
Cevap yürek burktu:
‘Abi, üretici bu yıl kirazı dalında bıraktı. Üretici toplama maliyetini karşılamıyor. 15 TL fiyat veriyor satın almak isteyenler. Biz de toplatamadık.’
dedi.
Eve gelmeden önce hanım Migros’tan bir deterjan istedi.Önüme bir kutu içinde yarım kilo kiraz, 250 TL yazıyordu. Dalında 15 TL olan kiraz, Migros’ta kilosu 500 TL’ye satılıyor.
Sonuç:
Ekonomik program diye bize anlatılan programın aslında:‘Kör tuttuğunu öpsün!’ programı.Her ürün bu tip sorunların içinde boğuşuyor.Pamuk, fındık, domates, buğday, ayçiçeği ve hepsi.
Ahmet abi,
Allah iş yapmayan, sadece koltukta kalmaya odaklı bu siyasi enkazdan ülkemi bir gün önce kurtarsın.”
Değerli okuyucularım,
Sayın Tarım Bakanı Yumaklı’yı AK Parti milletvekilleri kendisini Söke’ye getirmediler.
Pamuk üreticisi isyanda! Duyacakları ağır sözlerden korktular.
Gelecek yazımda, Söke başta olmak üzere AK Parti iktidarından çiftçi neden uzaklaştı? Bunları da yazacağım.
AYDIN’DA NEDEN SADECE BİRKAÇ TOPLANTIDA HAREKETLİLİK VARDI?
Değerli okuyucularım,
Aydın’ı ziyaret eden Tarım Bakanı Sayın Yumaklı’nın ziyaretlerinde Özlem Hanım’ın eşlik ettiği toplantılar ve Aydın Valisi Osman Varol’un toplantılarda Vali Bey’e ve Özlem Hanım’a olan sevgisinden ötürü bir canlılık vardı.
Ama diğer toplantılarda kimse aynı canlılığı göremedi.
Neden biliyor musunuz?
Aydın AK Parti Teşkilatı çok başarısız.
Tabii bunda en büyük etken, çiftçilikten gelen parti yöneticileri ve milletvekillerinin olmayışı.
Halbuki Rıza Posacı gibi tarımdan gelen bir milletvekili olsaydı hem konular daha net anlaşılırdı hem de Cumhurbaşkanı’na korkusuzca götürülürdü.
Aydın AK Parti milletvekilleri Tayyip Bey’e konu götürmekten korkuyorlar. Korkuyorlar!
Çok yazık. AK Parti şu anda yatsın kalksın Özlem Hanım’a dua etsinler.
Bir de halkın sevgilisi haline gelmiş Aydın Valisi Sayın Osman Varol Bey’e dua etsinler.
Ne acı, değil mi?
İyi haftalar dilerim değerli okuyucularım.
çerçioğlu, zorla katılım sağladığını herkles biliyor. öç nin elind eincirle şov yapmasına ne diyeceksiniz. Esas sahip çıkması gereken kişi Belediye Başkanıdır. Madem CB onun he ristediğini verin demiş ya.. . BU palavra değilse, istesin bakalım. Ama onun işi vatandaş için istemek değil. Kendi şirketi için istemek. 24 yıld aüçkez batmaktan kurtardıkalrı şirket.