SN.BULENT TEZCAN SN.ÖMER GÜNEL’E YAZIK OLUYOR
AHMET GÖZEN
İSTANBUL POSTASI
www.gozenahmet.com
07.09.2026
SAYIN YENİ PARTİ MİLLETVEKİLİ BÜLENT TEZCAN: ÖMER GÜNEL CEZAEVİNDE, DOSYA İLERLİYOR AMA FİRARİ OLAN KIZIN VE DAMADIN NEREDE?
Değerli okuyucularım, bu hafta Aydın ilimizin Yunan işgalinden kurtuluşunu 7 Eylül’de kutluyoruz.
Atatürk’ümüze, gazilerimize, efelerimize, Atatürk’ün silah arkadaşlarına ve şehitlerimize minnet doluyuz. Allah hepsinden razı olsun. Vefat edenlere de Allah’tan rahmet diliyorum.
Ancak Türkiye gündemi çok ağır. Bugün sabah SÖKE AK GÖNÜLLÜLERİNDEN aldığım mesaj gerçekten içimi burktu.
Bu yazıyı yazan ve bana gönderen gerçek AK Partili bu grubu yürekten kutluyorum. Bakın bu gerçek AK Partililer ne diyorlar? Bilahare Bülent Tezcan konusuna geçeceğim.
SÖKE AK GÖNÜLLÜLERİN GÖNDERDİĞİ YAZI ‘’SOKAK YANIYOR…’’
“Sayın Cumhurbaşkanım, vallahi size ne şekilde bilgi veriyorlar bilmiyorum ama her gün sokaktayım; esnafı, işçisi, emeklisi adeta ateş püskürüyor. Mahallemde en fanatik bildiğim Reisçiler bile size çok kızgın.
Gerçek teşkilatçılığın böyle süreçlerde olacağını belirterek; ülkemizin darbeler gördüğünü, pandemi geçirdiğini ve dünya tarihinin en büyük depremlerinden biriyle 11 ilimizin yıkıldığını, normalde hiçbir dünya ülkesi bütçesinin bunu kaldıramayacağını anlatsak da muhalefet ‘GEÇİNEMİYORUZ, AÇIZ’ algısını müthiş bir şekilde işlemiş. Vallahi olanlar, olmayanlardan daha çok ağlayarak süper algı yapıyorlar.
Artık şu toplantı salonlarındaki ‘Çok verimli bir toplantı geçti’ masallarını bırakıp ciddi şekilde sokaklara inilmelidir. Vatandaş dövsün bizi, bağırsın, çağırsın ama en azından dert yandığında yanında bizi bulsun.
Şu anda kimsenin Suriye ya da Şam umurunda bile değil; ‘cebim de cebim’ feryatları her geçen gün yükseliyor. Ülkemiz depremden ve pandeminin ağır ekonomik darbesinden dolayı sıkıntı gördü, emekli sayısı ülkenin dörtte birine ulaştı desek de insanlar acayip şekilde ceplerine odaklanmış durumdalar. İşin daha acısı, yanlarında dert yanacak yönetici bulamıyorlar.
Her şey güllük gülistanlıkken teşkilatçılık yapmak çok kolaydır, esas teşkilatçılık şimdi başlıyor. Artık şu çaylı, kahveli, kekli, börekli toplantıları bırakıp sokaklara inilmelidir. Saygılarımla…” SÖKE AK GÖNÜLLÜLERİ
Bu konuyla ilgili sadece Söke değil; İstanbul ve tüm Türkiye AK Parti iktidarına kızgın. Tabii MHP ve Devlet Bahçeli de içinde bulunduğumuz bu durumdan nasibini alacaktır. Bu konuları önümüzdeki günlerde kaleme alacağım.
Şimdi gelelim esas konumuza…
SAYIN YENİ PARTİ MİLLETVEKİLİ BÜLENT TEZCAN: ÖMER GÜNEL CEZAEVİNDE, DOSYA İLERLİYOR AMA FİRARİ OLAN KIZIN VE DAMADIN NEREDE?
Değerli okuyucularım, Sayın Bülent Tezcan CHP’nin kudretli adamıyken Sayın Ömer Günel, Sayın Tezcan’ın destekleriyle Kuşadası Belediye Başkanı oldu. Tabii bu tür konularda herkesin bir destekçisi olabilir, bu durum son derece normaldir.
Sayın Ömer Günel belediye başkanı olduğu dönemlerde Sayın Bülent Tezcan ne istediyse sonuna kadar yaptı. İşte o dönemlerde belediye bütçesine koydurduğu 1,5 milyon TL’ye varan avukatlık ücreti için Sayın Bülent Tezcan, kızını belediye avukatı olarak tayin ettirdi ve bu parayı ödetti.
O zamanlar ben Sayın Bülent Tezcan’ı, avukat olan kızını ve damadını eleştiren yazılar yazdığımda bana söylenmedik söz, uygulanmadık mobbing kalmamıştı. Buna Sayın Ömer Günel kardeşimi de alet etmişlerdi.
Şimdi Türk adaleti, Kuşadası Belediyesi avukatları olan Bülent Tezcan’ın kızı ve damadı hakkında Sayın Ömer Günel dosyasıyla ilgili gözaltı kararı çıkardı ama kızı ve damadı ortada yok!
Sayın Ömer Günel’in “Ağabey” dediği Bülent Tezcan’ın kızı ve damadı mahkemeye gelip “Sayın Ömer Günel suçsuzdur” diye şahitlik yapsalar belki de Ömer Günel hapisten kurtulacak. Ama Sayın Bülent Tezcan’ın kızı ve damadı Londra’dan dönmüyorlar. Ayıp değil mi Sayın Bülent Tezcan? Bu, Sayın Ömer Günel’e yapılır mı?
Tabii bu konuda Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel de yere göğe sığdıramadığı Ömer Bey’e sahip çıkmıyor.
Ben Ahmet Gözen olarak hapis hayatındaki Sayın Ömer Günel Bey’e mektup yazıp moral veriyorum. Bunu kim hapse düşse yaparım. Çünkü hapislik kadar zor bir hayat yoktur, yaşadığım için bilirim. Allah kimseyi mahpus damına düşürmesin.
KUŞADASI GÜNLERDİR AYNI SORUNUN CEVABINI ARIYOR
Kuşadası Belediye Başkanı Sayın Ömer Günel davası nereye gidiyor?
Kuşadası Belediyesi’ne yönelik soruşturmanın üçüncü dalgası da geldi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 21 kişi hakkında işlem yapıldığı, 15 kişinin gözaltına alındığı ve 7 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldığı açıklandı. Soruşturmanın dayanakları arasında tanık beyanları, etkin pişmanlık ifadeleri, HTS kayıtları ve MASAK raporlarının bulunduğu bildirildi.
İlk operasyonun ardından Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel dahil bazı isimler tutuklandı.
Şimdi gelelim asıl meseleye…
Ömer Günel içeride. Hakkındaki suçlamalar henüz mahkeme tarafından kesinleşmiş değil. Hukukun en temel ilkesi bellidir: Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar herkes masumdur.
Ama aynı hukuk sistemi, hakkında yakalama kararı bulunan kişilerin de adli makamların karşısına çıkmasını gerektirir.
İşte tam burada kamuoyunun vicdanını rahatsız eden soru ortaya çıkıyor: Bir taraf cezaevinde yargılanmayı beklerken, dosyada adı geçen bazı şüpheliler neden yurt dışında?
Bülent Tezcan’ın kızı Ezgi Tezcan Yaşar ile damadı Umut Yaşar hakkında da gözaltı kararı verildiği kamuoyuna yansıdı. Tezcan ise yaklaşık iki ay önce yaptığı açıklamada kızının ve damadının bir süredir yurt dışında olduğunu ve en kısa sürede Türkiye’ye döneceklerini söyledi.
O halde soru çok basit: Döneceklerse ne zaman dönecekler?
TEZCAN’IN AÇIKLAMASI ORTADA
Bülent Tezcan, operasyon sonrasında çok sert bir açıklama yaptı. Soruşturmayı siyasi kumpas olarak nitelendirdi; kızının ve damadının tek suçunun kendisinin evlatları olmak olduğunu savundu. Ayrıca ikisinin de Türkiye’ye döneceğini söyledi.
Peki… Aradan zaman geçiyor. Kamuoyu bekliyor. Dosya büyüyor. Yeni isimler gündeme geliyor ve vatandaşın aklındaki soru daha da büyüyor: Türkiye’ye dönüş ne zaman?
Çünkü bir siyasetçinin ailesinin yurt dışında bulunması tek başına suç değildir. Ancak haklarında adli işlem bulunan kişiler açısından mesele artık siyasi polemik olmaktan çıkıp hukuki bir meseleye dönüşür.
ÖZGÜR ÖZEL’E DE SORMAK GEREKİYOR
Burada mesele sadece Bülent Tezcan değildir. Mesele, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in ve muhalefetin hukuk karşısındaki tutumudur.
Eğer bu soruşturmanın siyasi olduğunu düşünüyorsanız bunu mahkeme önünde belgeleriyle anlatın, unutturmayın. Eğer soruşturmanın hukuksuz olduğunu düşünüyorsanız hukuk mücadelesini verin.
Ama bir yandan “Hukuka güveniyoruz” denilirken diğer yandan hakkında işlem yapılan insanların yurt dışında bulunması kamuoyunda soru işaretleri doğuruyor.
Özgür Özel bu konuda ne düşünüyor? Ömer Günel cezaevindeyken, hakkında yakalama kararı bulunan isimlerin durumuyla ilgili Yeni Partinin siyasi tavrı nedir? Kuşadası halkı bunu bilmek istiyor.
ÖMER GÜNEL’E GERÇEKTEN YAZIK OLUYOR!
Benim asıl üzerinde durduğum nokta burasıdır. Ömer Günel hakkında henüz bir suçluluk kararı verilmiş değildir; dolayısıyla kimse Günel’i şimdiden suçlu ilan edemez.
Fakat Günel’in tutuklu bulunduğu bir süreçte soruşturmanın sürekli yeni isimlere ve iddialara açılması, dosyanın uzaması hem Günel hem de Kuşadası açısından ciddi bir mağduriyet algısı yaratmaktadır.
Aylarca cezaevinde kalmak başlı başına ağır bir sonuçtur. Eğer sonunda beraat ederse ne olacak? Ömer Günel’in kaybettiği zamanı kim geri verecek? Kuşadası’nın kaybettiği zamanı kim telafi edecek? Belediyenin siyasi ve idari olarak yaşadığı yıpranmanın hesabını kim verecek?
İşte hukuk devletinin tam da burada devreye girmesi gerekir.
DOSYA UZADIKÇA ŞÜPHE DE BÜYÜYOR
Soruşturmanın kapsamının genişlemesi elbette mümkündür. Yeni deliller çıkabilir, yeni ifadeler alınabilir, yeni şüpheliler hakkında işlem yapılabilir. Bunların tamamı hukuk çerçevesinde yürütülmelidir.
Fakat soruşturmanın uzaması kamuoyunda “Bu iş ne zaman bitecek?” sorusunu da beraberinde getiriyor. Hele ki bazı şüpheliler yurt dışındaysa… İşte o zaman adaletin hızına ilişkin soru daha da önem kazanıyor. Hukuk herkese aynı mesafede mi? Asıl cevaplanması gereken soru budur.
BÜLENT TEZCAN’A ÇAĞRI
Sayın Bülent Tezcan… Kızınızın ve damadınızın suçlu olduğunu söylemiyoruz. Bunu söylemek bizim haddimiz değildir; kararı bağımsız Türk mahkemeleri verecektir.
Ama sizin açıklamanızda çok net bir cümle vardı: “En kısa sürede ülkemize dönecekler.”
O halde kamuoyu olarak soruyoruz: Ne zaman?
Gelsinler, ifadelerini versinler, savunmalarını yapsınlar, varsa suçlamaları çürütsünler; yoksa da aklansınlar.
Çünkü Türkiye’de hukuk mücadelesinin en güçlü yolu kaçmak değil, mahkemenin karşısına çıkıp kendini savunmaktır.
VE SON SÖZ ÖZGÜR ÖZEL’E…
Sayın Özgür Özel… Eğer Ömer Günel’in tutuklanmasını siyasi bir operasyon olarak görüyorsanız bunu açıkça söyleyin. Eğer soruşturmanın hukuki olduğuna inanıyorsanız onu da açıkça söyleyin.
Ama vatandaşın kafasında şu soru kalmamalı: “Birileri cezaevinde beklerken birileri yurt dışında mı bekliyor?”
Türkiye’nin artık bu çifte görüntülere ihtiyacı yok. Kuşadası’nın da yok. Ömer Günel’in de yok. Bülent Tezcan’ın da yok. Kızının ve damadının da yok. En önemlisi Türk adaletinin de yok.
Bülent Tezcan’ın kızı ve damadının Ömer Günel dosyası sebebiyle yurt dışına çıktıkları ifade edilmektedir. Burada asıl konu, onların ifade vermemesi sebebiyle Ömer Günel dosyasının ilerleyememesidir.
Varsa suç, hesabı verilsin. Yoksa insanlar daha fazla mağdur edilmesin. Firar varsa son bulsun. İfade verilecekse verilsin ve bu dava artık sürüncemede bırakılmasın.
Çünkü adaletin gecikmesi sadece bir dosyayı uzatmaz; insanın hayatını uzatılmış bir bekleyişe çevirir.
Bugün Kuşadası’nın sorduğu soru tam olarak budur:
ÖMER GÜNEL’E YAZIK OLMUYOR MU?
Ve artık herkesin cevap vermesi gereken soru da şudur: Firariler ne zaman Türkiye’ye dönecek? İfadeler ne zaman alınacak? Bu dava ne zaman sonuçlanacak? Ve en önemlisi: Kuşadası ne zaman yeniden normal gündemine dönecek?
Sayın Ömer Günel Bey’e ve hapisteki herkese Allah yardımcı olsun. Mahpus damı zordur; Ya Rabbi, bu insanlara yardım et.